‘Siyaset’ kategorisine ait içerik arşivleri.

Dışişleri Bakanlığı: İran çözümü bulabilir.

Eklenme Tarihi :24 Haziran 2009  Kategori :Siyaset  Yazan :cnr

DışiÅŸleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, İran’ın mevcut hak arama yollarını açık tutarak, tartışmalara çözüm bulma yeteneÄŸine sahip olduÄŸuna inanıldığını bildirdi.
Özügergin, DışiÅŸleri Bakanlığındaki basın toplantısında, İran’da seçimlerin ardından yaÅŸanan geliÅŸmelere iliÅŸkin soruları yanıtladı.

İran’ın Türkiye için çok önemli bir ülke olduÄŸunu ve İran ile iliÅŸkilere tarihi bir perspektiften bakılması gerektiÄŸini belirten Özügergin, Türkiye ile İran’ın dünyanın en uzun süreden beri deÄŸiÅŸmeyen sınırlarından birine sahip olduklarını anımsattı.

Türkiye’nin İran’ı sadece ikili iliÅŸkiler bakımından deÄŸil, bölgenin önemli bir ülkesi olarak da takip ettiÄŸini ifade eden Özügergin, İran’a bölge istikrarı açısından önem atfedildiÄŸini söyledi.

“İran’da yapılan seçimlerin ardından yaÅŸanan geliÅŸmelerin çok yakından takip edildiÄŸini, büyükelçiliÄŸin an be an devrede olduÄŸunu” ifade eden Özügergin, ÅŸunları kaydetti:

“İran’ın mevcut hak arama yollarını açık tutarak, tartışmalara çözüm bulma yeteneÄŸine sahip olduÄŸuna inanıyoruz. Bu sürecin İran’da demokratik kurum ve kuralların geliÅŸmesine ve pekiÅŸmesine katkı saÄŸlamasını diliyoruz. Köklü bir tarihe sahip ve haklı bir gurur taşıyan bir millet olan İran’la komÅŸularımızın içinde bulundukları siyasi tartışmaları en kısa sürede tatminkar bir sonuca baÄŸlayacaklarına inanıyoruz. Bu çerçevede alınacak her karara Türkiye saygıyla yaklaÅŸacaktır.”

Lübnan’daki MehmetçiÄŸin görev süresi uzuyor.

Eklenme Tarihi :22 Haziran 2009  Kategori :Siyaset  Yazan :cnr


Lübnan’daki BM Geçici Görev Gücü bünyesindeki Türk askerinin görev süresinin, 5 Eylül 2009 tarihinden itibaren 1 yıl daha uzatılması için Hükümete izin verilmesini öngören BaÅŸbakanlık Tezkeresi, yarın TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.
Genel Kurulda gündeme geçilmeden önce görüşülecek olan Tezkere üzerinde, gruplar, Hükümet ve şahısları adına iki milletvekili söz alacak. Konuşmaların ardından oylama yapılacak.

Tezkerede, Türkiye’nin UNIFIL kara harekatına ve deniz görev gücüne yaptığı katkılarla, barışı koruma harekatının etkin biçimde yapılmasında önemli bir görev üstlendiÄŸi, bunun da Türkiye’nin gerek BM Güvenlik Konseyi üyeliÄŸine paralel olarak BM sistemi içinde, gerekse bölgesel ve küresel ölçekte görünürlüğünün artmasını ve sahip olduÄŸu saygın konumunun pekiÅŸmesini saÄŸladığı kaydedildi.

Türkiye’nin, UNIFIL’e katılımının bölgede barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine önemli katkıda bulunduÄŸu belirtilen Tezkerede, ”UNIFIL’in görev süresi, 31 AÄŸustos 2009 tarihinde sona erecek olup, görev süresinin 31 AÄŸustos 2009 tarihinden sonraki dönem için yenilenmesi yönünde BM Güvenlik Konseyi tarafından bir kararın kabul edilmesi beklenmektedir. Lübnan’daki siyasi ve güvenlik ortamının, ülkedeki askeri unsurlarımızın görevlerini sürdürmeleri bakımından uygun olduÄŸu düşünülmektedir” denildi.

Baykal’ın gazetecileri atlatma ihlali.

Eklenme Tarihi :20 Haziran 2009  Kategori :Siyaset  Yazan :cnr

Antalya’da gece direksiyona geçen CHP lideri Baykal önce Askeri Havalimanı KavÅŸağı’nda kırmızı ışıkta geçti. Baykal, trafikte ‘makas’ atarak gazetecileri atlatmaya çalıştı.
Antalya Havalimanı’nda kendisini bekleyen kızı Aslı Baykal Ataman’a ait 07 AC 876 plakalı lacivert ‘Mini Copper’ marka otomobile binen CHP lideri Deniz Baykal, kendisini takip eden gazetecileri atlatmak için kırmızı ışıkta geçti.

CHP Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki programın dönüşünde, havalimanında park edilmiÅŸ kızına ait otomobili kullanarak evine döndü.

Baykal, Manavgat Belediye BaÅŸkanı Şükrü Sözen’e, partisinin genel merkez ile il yöneticileri, çok sayıda milletvekili ve belediye baÅŸkanlarıyla yaptığı teÅŸekkür ziyareti ve düzenlenen konserin ardından, ilçeye geldiÄŸi parti otobüsüyle Antalya merkezine hareket etti.

Antalya Havalimanı’nda otobüsten inen ve milletvekilleri ve parti yöneticileriyle vedalaÅŸan Baykal, havalimanı VIP salonu önünde park halindeki kızı Aslı Baykal’a ait 07 AC 876 plakalı otomobile bindi.

Eskort ve koruma olmadan hareket eden Baykal, buradan Åžirinyalı’daki evine gitti. Baykal önce Askeri Havalimanı KavÅŸağı’nda kırmızı ışıkta geçti. CHP Lideri Baykal, ‘makas’ olarak adlandırılan hareketlerle gazetecileri atlatmaya çalıştı.

Alınak: Kendimi Jan Valjan gibi hissediyorum.

Eklenme Tarihi :19 Haziran 2009  Kategori :Siyaset  Yazan :cnr

BaÅŸbakan’a hakaretten dolayı 500 adet fidan dikme ile 5 ay boyunca bekçilik yapma cezası alan eski Kars ve Şırnak Milletvekili Mahmut Alınak, kendisini kürek mahkumu Jan Valjan gibi hissettiÄŸini söyledi.

Bir konuşmasında Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a hakaret ettiği için Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından fidan dikme ile 5 ay boyunca bekçilik yapma cezası alan eski Kars ve Şırnak Milletvekili Mahmut Alınak, yaptığı yazılı açıklamada, “AKP’nin çıkardığı çağdışı ceza kanununa göre verilen bu ceza kölelik devrinde verilen kürek cezasından farksızdır. Bilindiği gibi kürek cezası eskiden gemilerin insan ve rüzgar gücüyle yüzdürüldüğü zamanlarda daha çok kölelere verilirdi. Victor Hugo’ nun ünlü eseri Sefiller’ deki Jan Valjan ekmek çaldığı için kürek cezasına mahkum edilmişti. Ben de toprağı kürek ve kazmayla eşeleyip ağaç dikmekle cezalandırıldım. Bir de ağaçlara bekçilik yapmak zorundayım. 5 ay içinde bir ağacın bir dalı bile kırılsa yine hapishaneyi boylayacağım. Yani Jan Valjan’ın çağımıza uyarlanmış cezası ile cezalandırıldım” dedi.

“Yarın fikir adamlarına umumi yerlerde tuvalet temizleme cezası verilmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Bir insanın emeğini satarak tuvalet temizliği yapmasına saygı duyarım. Ancak korkunç olan şey bir işin zorla yaptırılması ve insan onurunun ayaklar altına alınmasıdır” diyen Alınak, şunları da kaydetti: “Böyle bir zorlama insanın kendisine olan güvenini kaybettiren ruhsal bir katliamdır. Mahalledeki komşularım bilirler, günümün en az iki- üç saati bahçemizdeki ağaçlarla geçer. Ağaçların hepsini kendim diktim. Acaba Başbakan Tayyip Erdoğan ve bu ceza kararında imzası olan hakimle savcı tüm hayatları boyunca kaç ağaç diktiler?
Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Denetleme Şube Müdürlüğü’nün 2009/72 sayılı yazısı ile bana verdiği 10 günlük süre bugün doluyor. Bu durumda ya kazma ve küreği sırtlayıp 500 fidan dikerek 5 ay boyunca bakımını ve bekçiliğini yapacağım, ya da 11 ay 20 günlük hapis cezasını tercih edeceğim.
Ben bu onur kırıcı cezaya boyun eğmektense sivil itaatsızlık yapıp cezaevine girmeye karar verdim. Bedenimi tutsak edebilirler, fakat onurumu ve ruhsal özgürlüğümü çarmıha vuramazlar. Bu durumda mahkeme CMK’ nun 231.maddesine göre verdiği 11 ay 20 günlük hapis cezasını işleme koyacaktır.
Bu ceza da öteki tüm cezalarım gibi ölümsüz sevdamız özgürlük ve demokrasi uğruna ödeyeceğim bir bedel olacaktır.”

Muhalefetin Abdullah Gül’ü inciten tavrı.

Eklenme Tarihi :18 Haziran 2009  Kategori :Siyaset  Yazan :cnr

Muhalefetin Abdullah Gül’ü inciten tavrı.

Bilal Çetin, CumhurbaÅŸkanı Gül’ün Mayın Yasası’nı deÄŸerlendirirken yaÅŸadığı ruh halini Köşk kaynaklarından öğrendi. Gül, Baykal’ın ve muhalefetin tehditvari tavrı için neler söyledi?
Muhalefetin Abdullah Gül’ü inciten tavrı
18 Haziran 2009 10:57

Vatan gazetesi yazarı Bilal Çetin, CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül’ün Mayın Yasası’nı deÄŸerlendirirken yaÅŸadığı ruh halini Köşk kaynaklarından öğrendi. Gül, mayın yasası ilk haliyle geçseydi veto edecekti ancak yapılan deÄŸiÅŸiklikten tatmin oldu.

Çetin’in köşesindeki ilginç bilgiler:

Mayın Yasası ilk haliyle geçseydi veto edecekti

Tartışmalı Mayın Yasası, 13 gün önce Meclis’ten geçti. Dün de Çankaya’nın onayını aldı ve yürürlüğe girdi. Ama tartışması bitmedi. Hem de şimdi artık tartışmanın odağında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de var.

Çünkü Meclis’te AKP çoğunluğu karşısında yasayı durdurma imkanı bulamayan muhalefetin tüm umudu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’deydi. Gül’e “imzalama” çağrıları yapılıyordu peş peşe.

Önceki gün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanı Gül’ün “büyük bir sınav verdiğini” tekrarlıyor ve şöyle devam ediyordu:

“Bir cumhurbaÅŸkanı buna göz yumabilir mi, buna ‘evet’ diyebilir mi, ‘Türkiye’nin milli menfaatlerine uygundur’ diye imza atabilir mi? Bugüne kadar Sayın CumhurbaÅŸkanı, beklediÄŸimiz yaklaşımı sergileyemedi. Atamalarda ortaya koyduÄŸu tablo bu açıdan hayal kırıklığı yaratmıştır. Ama bu bambaÅŸka bir mesele… Sayın CumhurbaÅŸkanı’ndan bu konuda kendisine, Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı’na yakışan bir davranış bekliyoruz…”

Yani, Baykal’a göre Cumhurbaşkanı Gül yasayı veto ederse sınavı geçmiş, Türkiye’ye yakışan Cumhurbaşkanı tavrı sergilemiş olacaktı. Ama Baykal’ın konuşmasından yarım saat sonra Köşk, Cumhurbaşkanı’nın söz konusu yasayı onayladığını duyurdu.

Peki, Cumhurbaşkanı sınavı geçememiş mi oldu? Tarafsızlığına, makamının yüceliğine gölge mi düşürdü?

Danışmanlarının anlattıklarına göre Cumhurbaşkanı yasayı daha Meclis görüşmeleri devam ederken Köşk’ün hukukçularına bütün yönleriyle incelettirmiş. Milli çıkarlar, hukuk ve anayasaya aykırılık olup olmadığına baktırmış.

Eğer yasa ilk şekliyle, yani sadece “yap işlet devret” hükmüyle çıkarılmış olsaymış o zaman kesin veto etme kararındaymış.

Ancak daha sonra yapılan değişikliklerle öncelik hizmet alımı ve ihaleyle mayın temizleme işini gerçekleştirilmesi hükmünün konulması, toprak kiralama karşılığı yapılmasının son çare olarak öngörülmesi üzerine tatmin olmuş.

Onayın zamanlaması akla şu soruyu getirebilir:

Cumhurbaşkanı Gül, Baykal’ın bu konuşmasını dinledikten veya Anadolu Ajansı’ndaki haber metnini gördükten sonra nasıl bir duygu yaşadı? Acaba o yüzden mi yasayı imzalayıp “onaylandı” açıklamasının bir an önce yapılmasını istedi? Bir anlamda tepkisini mi ortaya koydu?

Danışmanları “Hayır, Sayın Cumhurbaşkanı o tür konuşmalardan hiç etkilenmez” diyor.

Baykal’ın “sınavdasın”, “imzalama, yakışanı yap” çağrılarının Gül’ün kararında, imzayı öne çekmesinde kesinlikle etkili olmadığı anlatılıyor.

Ancak Köşk kaynaklarından aldığım izlenim o ki, CHP liderinin bu tür yaklaşımları CumhurbaÅŸkanı Gül’ü, üzmüş, incitmiÅŸ…

Konuştuğum Köşk kaynakları, Cumhurbaşkanı’nın, Mayın Yasası veya benzeri güncel, konjonktürel siyasi tartışmaların dışında kalmaya büyük özen gösterdiğini söylüyorlar. Fakat muhalefet tarafından zaman zaman bu tartışmaların içine çekilmeye çalışılmasından da büyük rahatsızlık duyuyor.

Anlatılanlara göre Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki duygusu şu şekilde özetlenebilir:

“Sayın Deniz Baykal’a da diÄŸer muhalefet liderlerine karşı da çok özenli davranıyorum. Ama ne yazık ki onlar bana karşı aynı özen içinde deÄŸiller. Sadece ÅŸahsıma deÄŸil, CumhurbaÅŸkanlığı makamına karşı da asgari özeni, saygıyı ne yazık ki gösteremiyorlar…”